Son 10 yılda ise gömülü sistem ile cihazı ayrı ayrı ele almanın ne kadar verimsiz olduğu anlaşıldı. Özellikle kablosuz iletişim sayesinde mikroişlemcinin cihazın içinde olma ihtiyacı da ortadan kalkıp, ağa/buluta taşınabilir olduğunda, artık yeni bir yaklaşım şart oldu. Bu da siber-fiziksel sistemleri ortaya çıkardı. Başına “akıllı” sözcüğü eklenen birçok cihazın kullanıcısı, siber ve fiziksel sistemler barındırmasını beklemektedir. Akıllı sistemler entegrasyonu ve siber-fiziksel sistemler alanındaki çalışmaların Avrupa'ya ekonomik ve sosyal değer katacağı beklenmektedir.