1. İnovasyon fikrinin benzersizliği nasıl ölçülebilir?

► Pazarın ve teknolojinin mevcut durumu ile var olan ihtiyacı açıkça tanımlayabilmek çok önemlidir. Bir problemin tanımlanması durumunda o problemin o ana kadar neden çözümsüz kaldığı ya da projede gerçekleştirilmek istenen inovasyon fikrinin bugüne kadar neden yapılamamış olduğu olabildiğince net belirtilmelidir.

► Konuyla ilgili olan entelektüel varlıklara veya inovasyon fikrinin benzersizliğine yönelik çeşitli veritabanlarından (ESPACE, CORDIS, vb.) yapılan araştırmalar ve konuya yönelik literatür çalışmasının ortaya konması bu algıyı güçlendirebilir. Ek olarak, pazarda var olan ürünlerle (maliyet, üretim yöntemi, vb. konularda) kıyaslamalı analizin yapılması ve projenin bu alternatiflere getirdiği iyileştirmelerin proje teklifinde yer alması gerekir. Ayrıca çeşitli sivil toplum kuruluşlarının ve Avrupa Komisyonu’nun sağladığı sektörel raporların değerlendirilmesi, projeye konu olan problemin/iş fırsatının varlığını hala koruduğunun gösterilmesi için etkili olacaktır.

► Yazılım sektörü ve benzer özellikler gösteren sektörlerde inovasyonun pazar liderleri tarafından yapılmasının zorluğu (yapılamadığı) ve atak ve esnek olan şirketlerin bu yenilikleri kolayca gerçekleştirerek pazarda kendilerine yer açabilecekleri vurgusu da yapılabilir.

 

 

 

 

 

2. Projelerde ticari boyut nasıl yansıtılabilir? Bu konuda her teklifte olmazsa olmazlar nelerdir?

► Öncelikli olarak pazarı doğru sınıflandırabilmek ve firmanın stratejisine uygun pazarları hedefleyebilmek önemlidir. Doğru pazarın hedeflenmediği projelerde, pazar çalışması da dolaylı olarak yanlış bilgiler verecektir. Coğrafi sınırlarla kısıtlı kalmadan, küresel pazarlara hitap eden yenilik fikirleri diğer projelerden bir adım önde olacaktır.

► Projeye konu olan ürünün/sistemin mevcutta bir pazarı olmayabilir. Bu noktada firmanın yeni pazar yaratabilme gücünü ifade edebilmek önemlidir. En yakın rakiplerin pazarlarını incelemek, “bu sistemin rakibi yok” demekten daha faydalı olacaktır.

► Sayısal veriler sunarak pazar boyutu desteklenmelidir. Potansiyel müşteriler ile yapılacak iş modellerinin tanımlanması ve muhtemel müşteri bilgilerinin paylaşılması pazar büyüklüğünü aktarmada faydalı olacaktır. Ayrıca mümkünse, proje çıktısının pazara ulaşmasını sağlayacak son kullanıcı(lar)dan niyet mektubu (letter of intend) almak projeyi pazara ulaşma konusunda güçlendirecektir.

► Pazar boyutu için yatırım geri dönüşü (Return on Investment - RoI), 5 senelik nakit akışı, cirodaki ve personeldeki değişimin yansıtılması gerekmektedir. Bunlara ek olarak pazarın potansiyeli ve büyüme oranı da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu büyüme oranına etki edebilecek kanunlar ve yönetmeliklerin bilinmesi ve tanımlanması olumlu bir algı yaratmak için önemlidir.

 

 

 

 

3. Proje teklifini sunmadan önce hangi seviyede pazar araştırması yapmak gerekir?

► Detaylı bir pazar analizi yapmış olmak gerekir. Henüz proje konusuyla ilgili bir pazar oluşmamışsa pazar potansiyeli ile ilgili bilgiler verilebilir.

► Hedeflenen pazarı iyi tanımak, o pazara ulaşabilecek stratejiyi anlatmak önemlidir. Pazar ne kadar büyük olursa olsun o pazara nasıl ulaşabileceğini aktaramayan proje teklifleri geri planda kalacaktır. Pazara ulaşma konusunda zorluk çıkarabilecek bariyerler (kanunlar, vb.) ve bu zorlukları aşmak üzere geliştirilecek stratejiler (ortaklıklar, vs.) doğru tanımlanmalıdır.

► Potansiyel kullanıcılar ile birlikte rakipleri tanımlamak, inovasyon sonucunun bu rakiplere göre güçlü-zayıf yönlerini ve avantajlarını mümkünse bir tablo halinde aktarabilmek önemlidir. Yapılan genel hatalardan biri projenin avantajlarını öne çıkarırken, riskli yönlerinin yeterince ele alınmaması ya da göz ardı edilmesi olmaktadır. Projede gerçekçi bir risk analizinin ve buna karşı geliştirilecek stratejilerin ele alınması oldukça önem arz etmektedir.

 

 

 

 

 

4. Proje kapsamındaki fikri ve sınaî mülkiyet konusunda bilinmesi gerekenler nedir?

► Hedeflenen pazarlardaki fikri mülkiyet durumu (benzer ürünler/süreçler var mı, bu ürünler nasıl korunuyor) araştırılmalıdır. Eğer bu pazarlarda faaliyete yönelik engeller varsa bunlar tanımlanmalı bu engellerin nasıl aşılacağına yönelik eylemler anlatılmalıdır. Eğer geliştirdiğiniz üründe kullandığınız patentli teknolojiler varsa çeşitli patent veritabanlarından (Espace, Google Patents, vb.) ürünü satmayı hedeflediğiniz ülkelere yönelik faaliyet serbestlik çalışması (Freedom to Operate) yapılabilir.

► Eğer inovasyon çalışmasının sonuçlarına ya da inovasyon çalışmasının parçalarına yönelik koruma amaçlı önlemler (patent başvurusu, vb.) alındıysa bunlar mutlaka proje teklifinde belirtilmelidir.

► Konsorsiyum üyeleri arasında Fikri Mülkiyet Hakları konusunda paylaşıma dair bir strateji geliştirilmesi ve başvuru öncesi bir anlaşma hazırlanması proje başvurusu ve yürütme aşamalarında büyük bir avantaj sağlayacaktır.

► Patent vekilliği yapan başvurularda altyüklenici olarak konumlandırılabilir. En sık yapılan yanlışlardan bir tanesi de sadece patent odaklı düşünmektir. Hâlbuki sadece patente takılı kalmayan, tüm süreçleri kapsayacak bütünsel bir fikri mülkiyet koruma stratejisini proje teklifinde aktarmak önemlidir. Fikri mülkiyet konusunda sıkıntılı olan yazılım gibi sektörlerin, bu sıkıntıları tanımlamaları ve bunları aşmaya yönelik planlarını proje teklifinde aktarmaları gerekmektedir.

► Diğer bir husus ise, sadece inovasyon sonucuna yönelik değil, proje çıktısının kullanımı ile elde edilecek fikri mülkiyetin de korunmasına yönelik strateji geliştirilmesidir. Proje çıktısı olan bir yazılımın yaratacağı veriler buna örnek olarak gösterilebilir.

► Bu başlıkta IPR Helpdesk veya Avrupa İşletmeler Ağı uzmanlarından destek alınabilir. Özellikle IPR Helpdesk’in hazırladığı, AB projelerinde fikri mülkiyetin korunmasına yönelik stratejilerin önerildiği dokümanlar bu başlıkta çok yardımcı olacaktır.

 

 5. Konsorsiyum kurulurken dikkat edilmesi gerekenler nedir?

► Konsorsiyum üyelerinin her birinin proje içeriğine yapacağı katkılar net, gerekli ve gerçekçi olmalı, görevlerinin birbirini tamamlayıcı olmasına dikkat edilmelidir. Hedeflenen işlerin her birinin üyeler tarafından kapsanması ve bunların net olarak ortaya konması önemlidir.

►Projelerde işlerin maksimum seviyede üyeler tarafından yürütülmesi, elzem durumlar için alt yüklenicilerin projeye dâhil edilmesi tercih edilmelidir.

► Koordinatörün projeyi yürütecek altyapı, işgücü ve tecrübeye sahip olması öncelikli tercih olmalı ve projede bu ölçütler netlikle ortaya koyulmalıdır.

 

 

► Başvuru sürecinde TÜBİTAK ve Avrupa İşletmeler Ağı Ofisi ile iletişim halinde olunması önem taşımaktadır.